
selam, ben bugün blog açtım ama nasıl yazacağımı nasıl davranacağımı bilemedim. o yüzden ünlü filozof eyşın'a gelip "eyşın help me" dedim, "gel anam helpeyim" dedi. bilirsiniz eyşın benim en iyi arkadaşımdır, severiz biz o danayla birbirimizi.

fotoğrafçıların evine gidiyorum, evlerine gidipte artistik foto çektirmemek olur mu. bunlar mı artistik derseniz, bende size daha stüdyoda çektireceklerim var diye cevap veririm.

uzun zamanlardan beri basma kalıp yaşamaya çalışan eyşın ve duygu delirmiş hatta zıvanadan çıkmış duruma geldiler. evde kullanmadıkları aksesuar kalmamış neredeyse çorba tabakları ile poz verme noktasına dahi gelmiştirler.

aman yahu iyiki bi mekdanıs a gittik, ne var ne yok toplamışız ordan, eyşın ın kafasındaki taç ise eyşına aittir. made in hepatitze durumları var ;)

hergün dipdibe olan eyşın ve duygu halen birbirlerinden bıkmamışlar ki, hep yapışık ikizler gibidirler, her ne kadar ayrı bakış açılarına sahip olsalar da.

çalışan insanlarla dolu eve gelince nolur, aç kalırsın. aç kalınca nolur, önüne gelen şeyleri yersin. eyşın dan başladık biz.

eyşın'ın odasını talan ederler, eski dökümanlar ortaya dökülür, fotoğraflara bakılır "vay anasınııııı, neymişiz biz lan" denir ve son olarak fotoğraflar kimsenin görmemesi için güzelce saklanır.
al işte bi tek çalmadığın kalbim vardı, onu da çaldın. al ulan senin olsun, tepe tepe kullan.